Saçlarım Çarşamba günü dökülmeye başladı ama emin olamadım tam olarak.. Perşembe gününe ise avuç avuç, tutam tutam dökülen saçlarla uyandım.
Tuhaf bir duygu.. Kendini ne kadar hazırlasan da bir şeyler kopup gidiyor senden.. Tutamıyorsun.. Engel olamıyorsun.. Belki hüngür hüngür ağlarsın sen.. Ben öyle ağlamadım. Hatta nerdeyse hiç ağlamadım sayılır. NiHat Bey'in karşısında oturduğum, "Handecik," diye başlayan konuşmayı yaparken bile ağlamadım. Başka biri oldum ben benden..
Aslında merHamEt duygusuna saHip ama pek gösteremeyen biriyimdir.. Şefkat gösterebilme yoksunluğu vardır bende.. Sarılmayı, öpüşmeyi, slow dansları da sevmem ben.. Mantık insanı olan beni duygular esir alamaz.. Sinirlenmek ve eğlenmek hariç.. Tuhaf insanım, evet.
Ağlamadım pek dedim ya örneğin saçlarım dökülürken, ellerimde onlarca, poşette yüzlerce tel dururken o sanki ben değilim. Ya çok güçlüyüm ya da kendimden kaçıyorum.
Hüzünlüyüm ama saçlarımı kaybettimden çok güzel görünmüyorum diye.. Kel ve şişko görüyorum kendimi, bu yüzden keyfim kaçıyor..
İnsan saçsızlığa da alışıyor.. En önemlisi yeniden çıkacak olmaları.. 22 Ağustos'ta planlandığı gibi giderse son seanstan 1 veya 1,5 ay sonra saçlar çıkmaya başlayacak.
İnsanın elinden kayıp gitmesi var ya hani asıl diyeceğim budur bu yazıda, Ele düşmeden yap bir şeyler; tut onu gönlünde, aklında.. Sağlığına dikkat et..
Evet, bazı şeyler bazılarının başına geliyor, HErkes bir şeyler yaşıyor aslında ve en önemli olan olumsuzu olumluya çevirmektir bu Hayatta kanımca..
hande yöremen
28 Mayıs 2014